Weather Icon
Γενικά θέματα 2 Δεκεμβρίου 2019

Βρώμικο παιχνίδι της Γερμανίας

‘Almanya Emniyeti, Türkiyeli muhaliflerin bilgilerini MİT’e resmi olarak verdi’
Burhan Ekinci
Kas 29 2019 03:26 Gmt+3
Last Updated On: Kas 29 2019 11:58 Gmt+3
Türkiye’de cezaevinde bulunan Alman vatandaşı Kürt sanatçı Hozan Cane’nin (Saide İnanç) kızı Gönül Örs’ün tutuklanmasıyla ilgili dosyada ortaya çıkan bir belgeye göre, Alman polisi Türkiyeli muhalifler hakkında MİT’e resmi olarak bilgi gönderiyor.

 Ahval’e konuşan Avukat Barış Yeşil’in ortaya çıkardığı belgeye göre, Alman Federal Emniyet Teşkilatı, Türkiyeliler hakkındaki bilgileri Ankara’daki konsolosluğa gönderiyor. Alman konsolosluğundaki memur da bu bilgileri MİT’e, Emniyet’e, Interpol’ün Ankara Dairesi’ne resmi olarak ulaştırıyor.

Almanya’da yaşayan Gönül Örs’ün avukatı Barış Yeşil’in aktardığına göre, Almanya’da bir etkinliğe, yürüyüşe katılanların bilgileri büyük risk altında. Almanya’da haklarında soruşturma açılıp beraat eden Türkiyelilerin dosyalarının Ankara’ya resmi olarak gönderilmesini skandal olarak değerlendiren Yeşil, “Bu kesinlikle bir suçtur. Bireysel değil, kurumsal olarak resmi yazışmalarla yapılıyor. İnanıyorum ki, bu skandalın başka büyük blokları da vardır. Bu aysbergin ucudur. Alman kurumlarının sorumluları ortaya çıkarıp, yargılaması gerekiyor” diyor.

Av. Yeşil’e Ahval’in yönelttiği sorular ve yanıtları şöyle:

Alman vatandaşı Gönül Örs, Türkiye’de neden tutuklu?

Müvekkilim Gönül, Mayıs ayında annesini ziyaret için Türkiye’ye gitti, havaalanında gözaltına alındı. Serbest bırakıldı. Dosyasında gizlilik kararı alındı. Oradaki avukat arkadaşlarımız niye dava açıldığını öğrenemediler. Müvekkilim de Eylül ayında illegal yollardan Türkiye’den çıkmaya çalıştı ama maalesef sınırda tekrar gözaltına alındı, tutuklu bulunuyor şu an. Biz dava dosyasına bir şekilde ulaştık. Suçlama 2012 senesinde Almanya’daki bir eylem olarak gösteriliyor. Gönül Hanım üniversite öğrencisiyken, Köln’de yasal bir eylem düzenleniyor, bildiri dağıtıyorlar. Almanya’da yaptıkları bu eylem ceza konusu olmuyor, takipsizlikle sonuçlanıyor. Eylemden birkaç gün sonra bütün bilgiler Türkiye’ye gönderiliyor. Bu gönderilme, Alman Federal Emniyet Teşkilatı’nın (BKA) yetkili kişisi üzerinden gönderiliyor. Dosyanın içeriği, fotoğrafları belgeleri oradaki savcılığa gönderiliyor. Bu bilgilerden dolayı müvekkilimiz şu an tutuklu yargılanıyor. Emniyet teşkilatında Türkiye ile bağlantılı bir bölüm var, burada çalışan memur var. Anlaşıldığı gibi bu memurun tek görevi bu tür davaları, dosyaları, bilgileri, MİT’e, Türk makamlarına, göndermek…

Bu sistem tam olarak nasıl işliyor?

Özellikle muhalif veya siyasi davalar, örgüt davaları buradaki sonuç ne olursa olsun bütün bilgiler-belgeler Türkiye’deki kurumlara veriliyor. Şu an bunun kanıtı elimizde bulunuyor. Alman basınında da bu belgeler bulunmakta. Planlı bir şekilde yapılıyor. Muhaliflere karşı Almanya’da açılan davaları, bilgileri, belgeleri Türkiye’ye de gönderiyorlar. Bu skandaldır. Gönül Hanım ve diğer eylemcilere karşı açılan davalar burada takipsizlikle sonuçlandı. Almanya’da suç teşkil edecek bir şey yoktu. Buna rağmen bütün dosyanın olduğu gibi Türkiye’ye ulaştırılması yasadışı şekilde ulaştırılması bizim için büyük bir skandaldır. Biz savcılığa, yetkililere karşı ceza davası açtık. Köln Savcılığı’nın verdiği cevap da çok komik ve gülünç. Savcılık, dosyayı birçok kişiye gönderdiğini belirterek, ‘davada birçok avukat vardı, onlara, yabancı polise gönderdik, onlar üzerinden Türkiye’ye ulaşmış olabilir ’ diye saçma bir savunma yaptı. Elimizde  belgeler var. Tüm bilgiler, direkt Alman Emniyet Teşkilatı tarafından Ankara’ya gönderilmiş.

Bu belgeler imzalı mı?

İmzalı, tarihli. Ankara’daki Alman Konsolosluğu’ndaki memurun ismi de var. Buradaki belgeler konsolosluğa gidiyor, Alman Konsolosluğu’ndaki memur da bilgileri Ankara’ya iletiyor. MİT’e, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, Interpol Ankara Daire Başkanlığı’na gönderilmiş. Yüzde 100 orijinal ve buradaki belgeler Türkiye’deki dosyalar üzerinden ulaştırıldı.

Alman Federal Emniyet Teşkilatı’ndan  bir memur, Almanya’da haklarında soruşturma, dava açılan kişilerin bilgilerini konsolosluğa gönderiyor, onlar da Türk istihbaratına da mı ulaştırıyor?

Evet, MİT’e, Emniyet Teşkilatı’na, Interpol’e ulaştırıyorlar. Alman Emniyeti ARD TV’ye verdiği röportajda da yazışmaların olduğunu söylüyor ama işleyiş normalmiş gibi gösteriyor. Ancak bu normal değil, yasadışıdır. Burada kapanan dava dosyalarının Türkiye’ye veya herhangi bir ülkeye ulaştırılması yasa dışıdır. Bunun yapılmaması gerekiyor.

Bu kurumsal olarak mı yapılıyor yoksa bir memur mu yapıyor?

Kurumsal olarak resmi yazışmalar üzerinden yapılıyor. Buradaki bilgiler Ankara’daki konsolosluğa gönderiliyor. Oradaki memur da yetkili kurumlara ulaştırıyor.

Bu Alman yasalarına göre suç teşkil ediyor mu?

Bu kesinlikle bir suçtur. Çünkü kapanan dava dosyasının başkasına gönderilmesi kişinin kişilik haklarına karşı suç teşkil ediyor. Ayrıca AİHM’in paragraf 4. maddesi var. Türkiye de imza atmıştır. Eğer, bir kişi herhangi bir ülkede yargılanmışsa ve beraat etmişse, aynı konuda bir dava açılamaz. Türkiye de bunu biliyor. Müvekkilim 2012 yılında bu dosyadan beraat etmiştir. Ama bu dosyadan müvekkilim hala tutuklu bulunuyor… Burada ceza alanları değil, haklarında dava açılanlar varsa, beraat edip, dosya kapansa bile bilgiler olduğu gibi Türkiye’ye yönlendiriliyor. Bir dosya kapanmışsa başka bir kuruma gönderilmesi hukuki skandalıdır.

Bu aynı zamanda Almanya’daki Türkiyeliler için bir risk değil mi?

Bu risk herkes için geçerli. 10 yıl önce bile Almanya’da bir yasadışı olmayan eyleme katılmışsanız, bilgileriniz gönderilmiş olabilir, Türkiye’ye gittiğinizde gözaltına alınabilirsiniz.

Bu aynı zamanda Almanya’nın demokratikliğine ve hukuk devletine bir darbe değil mi?

Kesinlikle. Kendi vatandaşının bilgilerini ikinci, üçüncü ülkeye veriyorsun. Burada yasadışı olmayan herhangi toplantı ve eyleme katıldığı için bilgileri başka ülkeye veriyorsun. Yeni gelen ilticacıları kastetmiyorum. 20-30 yıldır burada yaşayanların bilgileri veriliyor. Yeni iltica edenlerin bilgilerinin zaten verildiğini biliyoruz artık.

Barış Yeşil

Buna karşı ne yapacaksınız?

Hukuki olarak gerekli yerlere şikâyetlerde bulunduk. Federal Meclis’in derhal bunu gündemine alması gerekir ve siyasi çözüm bulması lazım. Çünkü büyük bir skandaldır. İnanıyorum ki, bu skandalın başka büyük blokları da vardır. Bu aysbergin ucudur. İnanıyorum ki daha büyük olaylar var. Siyasi baskı yapmamız gerekiyor. Müvekkilimin de bu mesnetsiz iddialardan dolayı tutuklu kalmaması lazım,  Almanya’ya dönüp hayatına devam etmesi gerekir.

Alman kurumlarının, bu bilgileri sızdıranlar hakkında ne yapması gerekiyor?

Alman kurumlarının sorumluları ortaya çıkarıp, yargılaması gerekiyor. Federal Daire’nin resmi şekilde bunu yapması başlı başına skandaldır. Yetkililerin istifası etmesi gerekiyor. Bir kişi bireysel olarak yapmamış, tüm kurum bundan sorumludur. Kurumun haberi olmadan bunu yapamazlar. Bir memuru günah keçisi gibi göstermek yanlış.

Hozan Cane olarak bilinen Kürt sanatçı Saide İnanç,  24 Haziran 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri nedeniyle HDP’nin düzenlediği bir etkinliğe katılmak için Almanya’dan Edirne’ye gitmiş ve burada gözaltına alınmıştı. Cane hakkında dava açılmıştı. Edirne’deki mahkeme heyeti Hozan Cane’yi “terör örgütü üyesi olmak” suçundan altı yıl üç ay hapis cezasına çarptırmıştı. Hozan Cane’nin kızı Gönül Örs ise, Mayıs ayında Türkiye’ye giderek, annesini ziyaret etmek istedi. Örs, gözaltına alındı ve yurtdışı yasağı şartıyla serbest bırakıldı. Gönül Örs, Türkiye’den çıkmaya çalışırken gözaltına alındı ve tutuklandı.

σχετικά άρθρα